LogoSinanAkkurt

Çalışma Saatleri

08:30 - 18:30

Hemen Ara

+90 (232) 343 5522

SSS

SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Sağlıkla ilgili hiçbir konuda garanti verilmesi doğru değildir. Hayatta hiçbir şeyin garantisi olmadığı gibi, hastalarımıza da “%100 kesin tedavi”, “garantili sonuç”, “tedavi garantisi” gibi söylemlere itibar etmemelerini öneriyoruz.

Fonksiyonel Tıp metodunun, yardımcı bir tedavi yöntemi olarak 400’ü aşkın hastalığın tedavisine fayda sağlayabildiği biliniyor.

Hastanın yaşı değil, hastalığın yaşı önemlidir. Vücudunuzda hangi hastalığın frekans kodunun bulunduğunu “biorezonansa özel kan testi” ile öğrenebilirsiniz… Biorezonans yöntemine özgü kan testi ile parmaktan alınan bir damla kanda kanser hücrelerinden virüslere, alerjenlerden ağır metallere 6400 maddenin frekans kodları taranabilmektedir. Bu 6400 madde şu başlıklarda toplanmaktadır:

– Kanser hücreleri
– Alerjenler
– Besin alerjileri
– Aşı alerjileri
– Virüsler
– Bakteriler
– Parazitler
– Mantarlar
– Kimyasal maddeler
– Ağır metaller
– Çevre toksinleri
– Gıda katkıları

Tedavi planı kişiye özgü olarak değişir ve seans sayısı da buna göre şekillenmektedir. Bu nedenle tam bir rakam vermek ya da standart bir tedavi planı vermek doğru değildir. Aynı zamanda internet üzerinden fiyat vermek ve tedavi maliyetini belirtmek, hem yasal hem de etik değildir. Bu nedenle biorezonans tedavisinin maliyeti konusunda telefonla ulaşmanız ve muayenenin ardından tedavi süreci netleştikten sonra bilgi almanız daha doğru olacaktır.

Tedavi planı kişiye özgü olarak belirlenir. Seansların süresi, sıklığı ve uygulanacak program, tamamen kişiye özgü olarak planlanır. Dolayısıyla tedavi süresi de buna göre değişkenlik göstermektedir.

Hayır, herhangi bir sigorta tarafından tedavi ücretleri karşılanmamaktadır.

Vücudumuzun fizyolojik frekans aralığı ortalama 10 Hz’dir. Şehir yaşamında yaygın kullanılan elektronik cihazlar, kablosuz İnternet ve elektrikli ulaşım ağları nedeniyle GHz’ler seviyesinde elektromanyetik akım yükleniriz.

Vücudumuzun kaldıramayacağı kadar elektromanyetik kirlilik, oluşturduğu hücresel stres nedeniyle birçok hastalığa davetiye çıkarır. Biorezonans ile bu kirlilikten arınmak mümkündür.

Birçoğumuzun iyi beslenmesine, düzenli uyumasına ve spor yapmasına rağmen bitkin düşmesinin en önemli sebeplerinden biri elektrikli ve elektronik aletlerin oluşturduğu elektromanyetik kirliliktir. Yarattığı hücresel stres yoluyla birçok hastalığa zemin hazırlayan elektromanyetik kirlilikten arınmanın en geçerli yollarından biri biorezonans terapisidir.

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, vücudun pek çok hastalıkla başa çıkması için ona destek olmak anlamına gelir. Hepimiz, farkında olmadığımız virüs, bakteri, mantar, parazit gibi oluşumlarla, bunların yanı sıra kullandığımız kimyasal ürünlerin, çevre kirliliğinin, gıda katkılarının vücudumuzda bıraktığı kalıntılarla yaşıyoruz. Bu yüklerden arınarak bağışıklık sistemimizin güçlendirmek adına yardımcı tıp metodu olarak biorezonans tedavisinden yararlanabiliriz.

Evet, yararlanılabilir. Ameliyat öncesi ya da sonrası, ilaç tedavisi ya da farklı terapi yöntemleri öncesi, sırası ve sonrası süreçlerde biorezonans tedavisi uygulanmasının bir sakıncası yoktur. Aksine kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerin etkinliğinin artmasına destek olurken, istenmeyen yan etkilerinin de azalmasına ve hatta ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Evet, hiçbir yan etkisi olmayan, tamamen vücudun doğal frekans verilerini esas alan ve yine kimyasal / sentetik ilaç kullanılmaksızın doğal frekanslarla gerçekleştirilen biorezonans metodu, her yaştan, kadın, erkek, çocuk, bebek, yaşlı, hamile, tüm hastalara uygulanabilmektedir.

10 Soruda Fonksiyonel Tıp Hakkında Merak Edilen Sorular

Fonksiyonel tıbbın en belirleyici özelliği hastalıkların kök nedenlerini bulmaya ve tedavi etmeye odaklanan sistem biyolojisi tabanlı bir yaklaşım olmasıdır. Fonksiyonel tıp yaklaşımını benimseyen doktorlar rahatsız edici semptomları maskeleyen geçici çözümler uygulamak yerine hastalığa sebep olan kök nedenleri ortadan kaldırmak üzere kişiselleştirilmiş bir tedavi protokolü sunar.

Birçok kronik hastalık sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, düzensiz uyku ve stres gibi yaşam tarzına bağlı olarak ortaya çıkar. Fonksiyonel tıp vücudun iyileşmesine yardımcı olmak için bunları kullanır. Denilebilir ki fonksiyonel tıp vücudun gerektiği gibi çalışabilmesi için sıfırlama düğmesine basmaya benzer.  İnsan vücudunun kendini iyileştirme konusunda doğuştan gelen bir yeteneği vardır ve eğer uygun araçlar sağlanırsa bunu başarabilir. Fonksiyonel tıp, vücudunuzun iyileşmesini engelleyen etkenleri en aza indirmeyi, iyileşmesini destekleyen etkenleri ise en üst düzeye çıkarmayı hedefler.

İşte fonksiyonel tıpla ilgili sıkça sorulan sorular ve yanıtları:

Fonksiyonel tıp, kişiye özel tedavi planları oluşturmak için genetik, biyokimyasal ve yaşam tarzı faktörlerini dikkate alan bir tıp dalıdır. Amacı, hastalığın kök nedenini bulup bütüncül bir yaklaşımla tedavi etmektir.

Fonksiyonel tıp, hastalıkların kökenine inmeye odaklanır ve hastalığı semptomlarla sınırlı tutmak yerine, vücudun tüm sistemlerinin birbiriyle nasıl etkileştiğini inceler. Fonksiyonel tıp yaklaşımında tümüyle hastanın yaşam tarzı ve çevresel faktörleri göz önünde bulundurur.

Fonksiyonel tıp ağırlıklı olarak diyabet, otoimmün hastalıklar, sindirim sorunları, hormonal dengesizlikler, obezite, depresyon, fibromiyalji gibi kronik hastalıkların tedavisinde uygulanmaktadır. Ancak uygulama alanı bunlarla sınırlı değildir. Bu yaklaşım birçok farklı sorunu etkili bir şekilde tedavi etmek için kullanılabilir. Kliniğimizde en sık başvuru aldığımız hastalıklar arasında şunları sayabiliriz: Haşimato tiroiditi, Crohn, kanser, romatoid artrit, ülseratif kolit, sedef, MS, alerji, irritabl bağırsak sendromu, fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu, diyabet, reflü, depresyon, kadın hastalıkları, menopoz, hormonal hastalıklar…

Fonksiyonel tıpta kullanılan testler arasında genetik testler, hormon testleri, sindirim sistemi testleri, SİBO testleri, toksin testleri, alerji testleri ve vitamin/mineral düzeylerini ölçen testler bulunur. Bu testler hem hastanın biyokimyasal hem de biofiziksel dengesini anlamak için uygulanır. Örneğin otoimmün bozukluklara baktığımızda hastada muhakkak şu beş nedenden birkaçına rastlamamız olasıdır: Geçirgen bağırsak, toksin yükü, stres, gıda intoleransları, kronik enfeksiyonlar.

Fonksiyonel tıp tedavileri alanında uzman ve deneyimli hekimler tarafından uygulandığında tabii ki güvenlidir.

Fonksiyonel tıp, beslenmenin sağlık üzerindeki etkisine büyük önem verir. Bireyin genetik yapısına, mevcut sağlık durumuna ve yaşam tarzına uygun kişiselleştirilmiş beslenme planları oluşturulur. Hedef, vücudun doğal iyileşme süreçlerini desteklemektir.

Takviyeler, fonksiyonel tıpta önemli bir rol oynar. Eksiklikleri gidermek, biyokimyasal dengesizlikleri düzeltmek ve genel sağlığı desteklemek için kullanılır. Takviye kullanımı, test sonuçlarına ve bireysel ihtiyaçlara dayanarak önerilir.

Evet, fonksiyonel tıp ve geleneksel tıp birlikte çalışabilir. Birçok fonksiyonel tıp doktoru, geleneksel tıbbi tedavileri tamamlayıcı olarak fonksiyonel tıp yöntemlerini kullanır. Bu bütüncül yaklaşım, hastaların en iyi şekilde tedavi edilmesini sağlar.

Fonksiyonel tıbbın etkinliği birçok bilimsel araştırma ve vaka çalışmaları ile desteklenmektedir. Pek çok hastalığın tedavisinde ve sağlıklı yaşamın sürdürülebilir kılınmasında başarılı sonuçlar elde edildiği görülmüştür. Ancak, her hasta farklıdır ve tedavi sonuçları bireysel olarak değişebilir.

Fonksiyonel tıp bilimseldir. Normal tıpta kullanılan bilimsel bilgi ve yöntemler kullanılmaktadır. Fonksiyonel tıbbın farklılığı tedavi şekli ve izlenen tedavi sürecindeki farklılıklardır. Fonksiyonel tıpta hastalığın nedeni tespit edilir ve bu nedene yönelik bireye özel tedavi yöntemi uygulanır.